İzmir’de Eğitim-Sen örgütleri, yeni eğitim öğretim yılının yaklaşmasıyla kent genelinde eğitimdeki yapısal sorunları gündeme getirerek bir basın açıklaması yayımladı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 19 Ağustos 2026 tarihli 2026/70 sayılı Genelgesi’ndeki hususları eleştiren sendika, bu düzenlemenin eğitim sisteminin sorunlarına köklü çözümler sunmadığını savundu. Belirtilen genelgede merkezi kararların daha ayrıntılı uygulanması ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uygulanması hedeflenirken, öğretmen denetiminin artacağı ve mesleki özerkliğin sınırlanacağı endişesi dile getirildi. Eğitim Sen, eğitim politikalarının bilimsel, laik, çoğulcu ve demokratik bir yaklaşımla şekillendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Öğretmenin ihtiyacı önlük talimatı değil” denilerek, genellede öğretmenlerin kıyafetlerinden dijital platform kullanımına kadar birçok ayrıntının düzenlenmesi eleştirildi. Öğretmenlik mesleğinin saygınlığının kıyafet üzerinden değerlendirilemeyeceği vurgulanırken, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, ekonomik ve özlük haklarının güçlendirilmesi ve mesleki kararlarında daha fazla özerklik istenildi. Norm kadro fazlası öğretmenlerin ihtiyaç duyulan okullara atanması ve ders görevi verilemeyen öğretmenlerin Milli Eğitim Akademisi’nde eğitime alınarak başka alanlarda görevlendirilmesi yönündeki düzenlemeler de eleştiri konusu yapıldı. Sınıf mevcutlarının azaltılması halinde yaşanacak birleştirmelerin de öğretmenleri norm fazlası konumuna düşürebileceği endişesi dile getirildi.
İzmir’de deprem sonrası sorunlar sürüyor Kentte deprem sonrası hasarlı veya güvenli bulunmayan 300’ün üzerinde okulun ya yıkıldığı ya da boşaltıldığı bildirildi. Yıllar geçmesine rağmen il merkezi ilçelerde birçok binanın inşaat ve bakım sorununun çözülmediği ifade edildi. Balçova’daki Yusuf Uz Ortaokulu ile Orhangazi Ortaokulu, Buca’daki Sabri Kolçak İlkokulu ve Necip Fazıl İlkokulu, Bornova’daki bazı okullar ile Konak’taki bazı binalarda çalışmaların ilk açılışa yetişmediği belirtildi. Ayrıca bazı okullarda yıkılan binaların yerine henüz yeni yapıların tamamlanmaması nedeniyle mevcut binaların birden çok okul tarafından paylaşılması durumu da görülüyor; bu durum derslik, hijyen ve eğitim sürelerinde yeni sorunlar doğuruyor.
Aynı binada çoklu okul kullanımı ve sınıf Birleştirme tartışmaları bazı binalarda üç okulun bir arada eğitim gördüğünü gösterirken, bu durumun eğitim kalitesine ve güvenliğine olumsuz etkileri gündeme getiriliyor. Örneğin Balçova, Buca ve Konak bölgelerinde birkaç okulun aynı fiziksel alanı paylaşması, sınıf büyüklüklerini artırarak öğretmen ve öğrenci açısından yeni zorluklar doğuruyor. Bazı örnekler, üç okulun aynı sınıf alanını paylaşmasıyla oluşan düzenlemeler olarak sıralanıyor.
Ana sınıfı ve güvenlik konuları ön planda yıkılan okullarda ana sınıflarının kapatılması veya yer değiştirilmesi sonucu bölgede ana sınıfı ihtiyacının arttığı belirtildi. Velilerin kayıt sırasında kontenjan ve ücret taleplerine ilişkin kaygıları da vurgulanırken, güvenlik görevlisi eksikliği, temizlik ve bakım çalışmalarının tamamlanmaması gibi konular da eğitim öncesinde kaygı verici bulunuyor. Bu süreçte bazı okullarda güvenlik personeli bulunmaması ve temizlik personeli yetersizliği eleştirilerin odak noktası oldu.
Okul yönetimi ve karar alma süreçlerinde eleştiriler Foça ve Buca’daki okul taşıma ve yer değiştirme kararlarının öğrencilerin sportif ve akademik yaşamlarını olumsuz etkilediği belirtilirken, bazı yönetici atamalarında liyakat ilkesinden sapıldığı iddiaları üzerinde duruldu. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ndeki görev değişikliklerinin de eleştiri konusu olduğu ifade edildi.
Çözüm çağrısı ve izlenecek yol Eğitim-Sen, eğitim sistemi için merkezi talimatlara dayanarak hızlı çözümler aramanın yeterli olmadığını belirtti. Bütçe ve personel ihtiyacının kamu kaynaklarıyla karşılanması, öğretmen açığının kadrolu atamalarla giderilmesi ve güvenli, kaliteli bir eğitim ortamının tesis edilmesi gerekliliği vurgulandı. Açıklamanın sonunda yetkililere çağrı yapılarak, İzmir’in eğitim sorunlarının ivedilikle ele alınması ve bu konularda somut adımların atılması talep edildi. Sendika, sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.

