İntihar Olgusu: Multidisiplinel Perspektiflerle Risk Faktörleri ve Koruyucu Etkiler

Üsküdar Üniversitesi tarafından düzenlenen çevrim içi seminerde, intihar olgusunun toplumsal farkındalığını artırmaya yönelik çok disiplinli bir bakış sunuldu. Konuşmacılar, umutsuzluk duygusu, çıkış yolu görememe ve anlam arayışındaki bozulmaların riskleri nasıl artırabileceğine dikkat çekti; özellikle ergenler arasında siber zorbalığın önemli bir etken olduğuna vurgu yapıldı. Ayrıca kopya intihar vakalarına da değinildi ve bunların incelenmesinin gerekliliği üzerinde duruldu.

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ile Fakülte Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, yaşamın anlamını güçlendirmede duygu ve çatışmaların yönetiminin rolünü öne çıkardı. Sempozyumun açılışında Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile diğer liderler, intiharı önlemede tek başına farkındalık çalışmalarının yeterli olmadığını, vaka analizleri ve risk gruplarının belirlenmesinin hayati olduğunu ifade etti.

Tarhan’a göre, intihar riskinin oluşmasında sosyolojik dinamikler de kritik rol oynuyor. Ülkedeki vakaların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını, ruhsal hastalıklar, madde bağımlılığı, yalnızlık ve zorbalık gibi pek çok faktörün birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. Özellikle umutsuzluk ve anlam kaybı, risk oluşturan ana göstergeler olarak vurgulandı. Aynı zamanda dijitalleşmenin gençler üzerindeki etkileri de tartışıldı; sosyal medya üzerinden başkalarının yaşamlarını sürekli izlemek, yetersizlik hissini besleyebiliyor ve FOMO olarak adlandırılan kaygıyı tetikleyebiliyor.

Profesör Tarhan, intihar girişimini tek başına ele almanın yetersiz olduğunu, ölüm düşüncesi ile niyet ve planın ayrı ayrı değerlendirildiğini söyledi. Antidepresanların tek başına yeterli olmadığını belirterek, terapiyle birlikte hareket etmenin önemine işaret etti. Güngör ise büyük dönüşümlerin toplumsal kaosu tetikleyebileceğine dikkat çekti ve bireyin yaşamın anlamını yeniden sorgulama ihtiyacını vurguladı.

Üniversitenin akademik kadrosu, intiharı sadece psikolojik bir olay olarak görmek yerine tarihsel, sosyolojik ve felsefi bağlamlarda da incelemenin gerekliliğini ortaya koydu. Deniz Ülke Kaynak, dijitalleşme ile gelen yalnızlaşmaya karşı ‘bağlantı bolluğu ve bağsızlık’ ikileminin yeni toplumsal dinamikler yarattığını belirtti. Barış Erdoğan ise intiharın yalnızca bireysel bir mesele olmadığını, tarihi ve toplumsal değişimlerle ilişkilendirerek farklı disiplinlerin katkısına vurgu yaptı.

Doğan ve Doğan gibi konuşmacılar, umudun psikolojik bir güç olarak geliştirilmesi gerektiğini, toplumsal destek ağlarının koruyucu rolünü ve umudun öğrenilebilir bir beceri olduğunun altını çizdi. Felsefi perspektiften bakış sunan Merve Arlı Özekes da konuyu derinlemesine sorguladı.

Kapsam, toplumun her katmanında intihar riskinin dinamiklerini anlamaya yönelik multidisipliner bir yaklaşımın benimsenmesini öneriyor. Sunumlar, intiharın bireysel bir eylem gibi görünse de kökeninde sosyal, ekonomik ve kültürel faktörlerin birleştiğini gösteriyor ve bu nedenle müdahalelerin dairesel olarak çok yönlü olması gerektiğini gösteriyor.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Son Dakika Haber