Almanya’da yaşayan Türk kökenli nüfus yaklaşık 3 milyon kişiyi buluyor. Bu kitle, Türkçe içeriklerle ulaşılabilir olması ve Türk markalarını zaten tanıyor olması nedeniyle pazarlama için önemli bir potansiyele sahip. USHAŞ verilerine göre Almanya, Türkiye’ye hasta gönderiminde öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor ve bu durum, sağlık ile hizmet sektörlerinde özel fırsatlar doğuruyor.
“İhracatçı ‘Almanya’ya açılıyorum’ dediğinde aklında yalnızca Alman müşteri var” diyen dijital pazarlama uzmanı Gökhan Aralık, bu kitleyle ilgili önemli bir farkı vurguluyor: Reklamlar genelde Almanca yazılıyor ve Alman tüketici davranışlarına göre kurgulanıyor; oysa aynı şehirde, dilini konuşan ve Türkiye’deki alışkanlıklarıyla bağ kuran yaklaşık 3 milyon kişi bulunuyor. Onlara ulaşmak, yeni bir pazara yatırım yapmaktan daha ucuz ve hızlı olabiliyor; ayrıca bu kişiler ürünleri Alman komşularına da tavsiye ediyorlar.
“Sağlık turizminden gayrimenkule kadar benzer bir örüntü var” diye ekliyor Aralık. Bu kitle sadece gıda ve tekstil için değil, hizmet sektörlerinde de kritik bir hedef haline geliyor: Almanya’dan gelen hastalar arasında Türk kökenli olanların payı büyük. Düğün organizasyonları, gayrimenkul alımı, eğitim ve sigorta gibi alanlarda da benzer davranış kalıpları görülüyor.
Aralık ayrıca reklam stratejisinin iki kültürü bir arada konuşacak şekilde dizayn edilmesini öneriyor: Türkçe içerik üretilecek ama Türkiye’deki modele göre değil. Fiyatlar euro üzerinden belirlenmeli, teslimat Alman lojistik alışkanlıklarına göre yönetilmeli ve güven vurgusu Alman standartlarına atıfla kurulmalı. Böyle iki dilli yaklaşım, tek dilli reklamlara göre daha etkili sonuçlar veriyor ve ülkeler arası iletişimi güçlendiriyor.
Kaynak: KAHA – Kapsül Haber Ajansı

