Türkiye’nin Su Krizi İçin Stratejik Dönüşüm Çağrısı: Yeraltı Suyu, Barajlar ve Tarımsal Verimlilikte Büyük Dönüşüm Zamanı

Türkiye’nin su krizi için uçtan uca yol haritası: Tarımda verimlilik, şebeke güvenliği ve yeraltı suyu yönetiminde dönüşüm şart

Üsküdar Üniversitesi’nden Dr. Ahmet Adiller, iklim değişikliği ve artan su baskısı karşısında Türkiye’nin su krizine karşı kapsamlı bir plan gerektiğini vurguladı. 18 Eylül Dünya Su İzleme Günü kapsamında konuşan Adiller, su krizinin sadece miktar sorunu olmadığını, gıda güvenliği ve ekonomiyle halk sağlığına uzanan çok boyutlu bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

“Bireysel tasarruf tek başına yeterli değil; tarımsal sulama, şebeke kayıpları ve sanayide su verimliliği alanlarında da köklü dönüşüm gerekli,” diyen Adiller, Ulusal Su Planı kapsamında iklim değişikliği etkilerine uyum ve suyun verimli kullanımı öncelikleri arasında yer alıyor dedi.

İklim değişikliğinin Türkiye’nin su kaynaklarını daha hassas hâle getirdiğini belirten Adiller, sıcaklık artışı, buharlaşma ve kuraklıkların yoğunlaşmasının su kaynakları üzerinde baskıyı artırdığını kaydetti. Özellikle Akdeniz Havzası’nda etkili olan bu dinamikler, yağış rejimlerinde belirsizlik ve yeraltı suyu beslenmesinde azalma anlamına geliyor.

Yeraltı suları için “yedek depo” yaklaşımının sakıncalarını dile getiren Adiller, kuyu çekimlerinin kontrollü olmasının ve her havzada doğal beslenme kapasitesiyle uyumlu tutulmasının hayati olduğuna dikkat çekti. Aksi hâlde kuyuların tükenmesi, enerji maliyetlerinin artması ve tuzlu su girişiminin tetiklenmesi gibi geri dönülmesi güç sorunlar doğabilir.

Günlük hayatta su tasarrufunun ötesinde kurumsal bir planın gerekliliğini vurgulayan Adiller, suyun havza ölçeğinde izlenmesini, arıtılmış atık suların yeniden kullanımını, yağmur suyu hasadını ve gri su uygulamalarını yaygınlaştırmanın önemine vurgu yaptı. Şebeke kayıplarını azaltmak ve tarımsal sulamayı modernize etmek, suyun verimli kullanımında temel adımlar olarak öne çıkıyor.

“Bugün alınacak kararlar 20–30 yıl sonra su krizinin boyutunu belirleyecek. Su sadece bireysel bir tasarruf meselesi değildir; gıda güvenliği, ekonomik kalkınma ve gelecek nesillerin yaşam hakkı açısından stratejik bir zorunluluktur,” diyen Adiller, yerel ve ulusal düzeyde bütüncül bir su yönetiminin şart olduğunu belirtti.

Not: Haberde yer alan görüşler Dr. Ahmet Adiller’in açıklamalarına dayanmaktadır.

Kaynak: KAHA Kapsül Haber Ajansı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Son Dakika Haber