Türkiye’de su stresi alarmı yükseliyor: Ambalajlı su sektörü, suyun korunması ve verimli kullanıma odaklanıyor
Ambalajlı su sektörü, sürdürülebilir kaynak yönetimi ve yenilikçi teknolojilerle suyun korunmasına katkı sağlıyor. 2030’a doğru küresel ısınmanın su döngüsüne etkileri belirginleşirken, Avrupa İklim Durumu raporları sıcaklıkların uzun dönem ortalamalarının üzerinde seyrettiğini ve kuraklık koşullarının arttığını gösteriyor. Avrupa’nın yaklaşık %95’inde sıcaklıklar yüksek seyrederken, toprak nemi ve hidrolojik stres de yaygınlaşıyor. Özellikle 2025 yılı içinde Avrupa’nın yarısından fazlası kuraklık etkilerinden etkilenmiş durumda. Akdeniz Havzası’ndaki Türkiye, su stresi yaşayan ülkeler arasına giriyor ve kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı giderek azalıyor. Uzmanlar, acil önlemler alınmazsa su fakiri olma riskinin sürdüğünü belirtiyor.
Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı konuyla ilgili olarak suyun sadece içecek olarak değil, stratejik bir yaşam kaynağı olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor: “İklim krizi bugünün meselesi. Suyun korunması, verimli kullanım ve güvenli tüketim öncelik olmalı. Su kayıpları ve tüketim yöntemleri bu küresel stresi azaltacak şekilde yeniden düşünülmelidir. Türkiye’de ambalajlı su üreticileri, su varlığını gelecek nesillere aktarılması için kaynakları israf etmeden kullanmaya özen gösteriyor.”
“Üretim süreçlerinde sıfır su kaybı prensibiyle çalışıyoruz” diyen Kalebaşı, üyelerin yeraltı su kaynaklarını korumak için sürdürülebilir üretim ve %100 geri dönüştürülebilir ambalajlar hedefiyle çalıştıklarını belirtiyor. Ev tipi arıtma cihazlarında su israfının da kritik boyutta olduğuna dikkat çekiliyor: İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nin çalışmasına göre 1 litre arıtılmış içme suyu elde etmek için yaklaşık 5 litre su israf ediliyor. Bu durum, su stresi altındaki şehirler için önemli bir verimlilik sorunu olarak öne çıkıyor.
2040 yılında dünyada 5,7 milyar insanın su sıkıntısı yaşayacağı öngörüsü, suyun verimli kullanımını toplum ve ekonomi için hayati kılıyor. Kalebaşı, yer altı ve yer üstü su kaynaklarının sürdürülebilir yönetiminin ve su kayıplarının azaltılmasının, bölgenin dayanıklılığı için kritik olduğuna vurgu yapıyor. Ayrıca tarım, sanayi ve diğer tüketim alanlarında verimli su yönetimi uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor.
Kaynak: KAHA Kapsül Haber Ajansı
Kaynak:

