Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde yerli kapasitenin önemi artıyor
Hürmüz Boğazı’ndaki tedarik akışlarındaki aksaklıklar ve Kızıldeniz-Babülmendep hattında süregelen tehditler, enerji koridorlarının jeopolitik kırılganlığını bir kez daha gösterdi. Enerji ithalatında yaşanan hacimsel zorluklar, sadece fiyat dalgalanmalarıyla sınırlı kalmayıp ulaştırma rotalarındaki kesintiler ve yükselen navlun ile sigorta maliyetlerini de tetikliyor.
Novonesis, Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirmek amacıyla dış kaynak çeşitliliğinin yanında yerli biyolojik kaynaklara dayalı üretim kapasitesinin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin COP31 ev sahipliğiyle bu vizyonunu uluslararası arenada da paylaşması planlanıyor.
Yerel çözümler: Biyoetanol, biyogaz ve sürdürülebilir yakıtlar
Türkiye, ham petrolün %75’i, LPG’nin yaklaşık %80’i ve gübre girdilerinin %70-80’ini ithal etmekte. Bu durum, ithalata dayalı enerji sistemlerinde güvenlik ve maliyetleri doğrudan etkiliyor. Kamu ve özel sektörün işbirliğiyle biyoetanol, biyodizel, biyogaz ve sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) gibi yerli çözümlere yatırım yapılması, enerji bağımlılığını azaltıcı adımlar olarak öne çıkıyor.
Tarımın enerjiye dönüşmesi ve bölgesel üretim merkezi ihtimali
Dünyanın en büyük tarım üreticilerinden biri olan Türkiye, yıllık yaklaşık 9 milyon ton mısır ve 19-20 milyon ton buğday üretirken 45 milyon tonluk biyokütle potansiyeline sahip. Biyoçözümler, tarımsal üretimin enerji dönüşümüne entegrasyonu için anahtar oluşturuyor. Mevcut araç parkı, E10 ve B5 gibi biyoyakıt karışımlarına teknik olarak uyumlu olduğundan maliyetli altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyulmadan geçişler mümkün olabilir.
SAF ve havacılıkta yerlileşme potansiyeli
Sürdürülebilir havacılık yakıtı, Türkiye’nin enerji güvenliğini ve yeşil sanayi dönüşümünü bir araya getiriyor. SAF için yürürlüğe giren mevzuat ve 2030 hedefleri, yerli pazarın gelişimine zemin hazırlıyor. Tarımsal ve ormancılık kalıntıları, kullanılmış yağlar ve lignoselülozik hammaddelerle verimlilik artırılarak yüksek katma değerli yakıtlar elde ediliyor. Uzun vadeli harmanlama hedefleri ve üretici-havayolu arasındaki anlaşmalar, bu dönüşümün temel unsurları olarak öne çıkıyor.
Ekonomik ve istihdam etkileri
Novonesis’in verilerine göre, yerli biyolojik çözümlerin yaygınlaştırılması Türkiye’nin enerji ithalatında yıllık 10-15 milyar dolar tasarruf potansiyeli doğurabilir. Ayrıca bu dönüşüm, tarım ve sanayi zincirlerinde 100 binden fazla istihdam ve yıllık yaklaşık 2,5-3 milyon ton karbondioksit emisyonunun azaltılması gibi somut kazanımlar sunuyor.
Kaynak: KAHA Kapsül Haber Ajansı

