Sunar NP, kahve ve gıda atıklarını biyopolimer teknolojisiyle buluşturdu
Türkiye’nin biyoplastik üretiminde önde gelen firmalarından Sunar NP, kahve ve diğer gıda atıklarını mısır nişastası bazlı biyopolimer teknolojisiyle birleştirdi. Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirilen biyobazlı ham madde, biyobozunur ve kompostlanabilir ürünlerle endüstriyel uygulamalara uyum sağlıyor. Şirketin açıklamasında, atık kavramının yok sayıldığı ve kaynakların yeniden değerlendirildiği bir yaklaşım benimsendiği ifade edildi.
Sunar NP’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, biyomalzeme teknolojilerinin uzun yıllardır şirketin uzmanlık alanı olduğunu belirtirken, bu çalışmanın döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim hedefleriyle uyumlu olduğunu vurguladı. Kahve atıkları gibi biyolojik kaynakların kullanılmasıyla gıda ambalajlarından tek kullanımlık servis ürünlerine kadar geniş bir uygulama potansiyeli doğduğunu belirtti.
Türkiye’nin biyoplastik dönüşümünün yerli teknoloji ve üretim kapasitesiyle güçlendiğine işaret eden Çomu, sıfır atık yaklaşımını temel alarak ithal fosil bazlı ham maddelere bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlandığını kaydetti. Aynı zamanda biyoplastiğin yalnızca konuşulmadığını, sanayi ölçeğinde ticarileştirildiğini ve piyasaya sunulduğunu vurguladı.
Girişim, kahve atıkları ve diğer biyolojik kaynakları kullanarak ürettiği biyobazlı malzemenin; gıda ambalajları, çatal, kaşık ve tabak gibi tek kullanımlık servis ürünleriyle birlikte farklı biyoplastik uygulamalarında da kullanılabileceğini ifade ediyor. Amaç, doğaya geri dönebilen ve kaynak verimliliğini artıran çözümler sunmak.
Küresel arenada 2026–2033 döneminde sürdürülebilir ambalaj ve biyoplastik pazarlarında kaydedilen büyüme ise bu teknolojinin stratejik önemini artırıyor. Sunar NP’nin biyobozunur çözümlerinin hem çevresel sürdürülebilirliğe hem de hızla büyüyen pazar dinamiklerine uygun katma değerli çözümler sunduğu belirtiliyor.
Şirket, kahve atıkları gibi biyolojik kaynakları ileri biyopolimer teknolojileriyle buluşturarak, atıkların yeniden ekonomiye kazandırıldığı bir üretim modeli benimsiyor. Bu yaklaşım, fosil bazlı plastik kullanımını azaltma ve yerli tarımsal kaynakların değerlendirilmesi hedeflerini destekliyor.
Kaynak: KAHA Kapsül Haber Ajansı

