Küresel Tedarik Zinciri Krizi Türkiye’deki Yatak Sektörünü Nasıl Etkiliyor? Bakanlıklar ve Şirketler Stratejik Hamlelerle Hazır
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimler, petrol piyasasını olduğu kadar üretim zincirlerini de yakından etkiliyor. Armis Yatak İcra Kurulu Başkanı M. Kürşat Batallı, poliüretan sünger, plastik ve sentetik esaslı ürünlerde petrokimya maliyetlerinin artmasının üretim maliyetlerinde belirginleştiğini belirtti.
Batallı, tedarik güvenliğinin artık tek bir departmanın sorumluluğunda olmadığını vurgulayarak, “Yatak sektöründe sadece talep veya üretim kapasitesiyle yetinmek yeterli değil. Temel kimyasal hammaddelerin fiyatı ve bulunabilirliği, enerji maliyetleri, navlun, tesis duruşları ve döviz kuru gibi etmenler birleşince maliyetler karmaşık bir tablo oluşturuyor.” dedi. Ayrıca “istikrarlı bir tedarik zinciri için güvenlik stoklarının optimum seviyede tutulması ve alternatif tedarik kaynaklarının önceden belirlenmesi gerekli” ifadelerini kullandı.
Batallı, “Kısa vadede üretim modeli sürdürülebilir olmalı; ne kadar sipariş olduğundan çok, hammaddelerin geleceği süre ve alternatif kaynakların bulunabilirliği etkili olacak.” diye ekledi ve “Tedarik güvenliği artık satın alma departmanının tek başına yönettiği bir konu olmaktan çıktı; şirketin rekabet gücünü belirleyen stratejik bir başlığa dönüştü.” değerlendirmesini paylaştı.
Küresel Tedarik Zincirindeki Değişim Türkiye’ye Yeni Fırsatlar Sağlıyor— Önümüzdeki 6-12 aylık dönemde maliyet ve talep belirsizliğinin aynı anda sürmesi risk olarak görülüyor. Türkiye’nin üretim kabiliyeti ve coğrafi konumu ise önemli bir avantaj sunuyor. Batallı, “Enerji, hammadde, navlun ve finansman maliyetleri ile tüketici alım gücü arasındaki dengeyi doğru kuran üreticiler bu dönemi daha güçlü geçirecek. Bölgeselleşen tedarik zincirleri Türkiye için fırsatlar yaratıyor. Hızlı üretim, kısa teslimat süreleri, ürün çeşitliliği ve Avrupa’ya yakınlık Türk yatak sektörünün güçlü yönleri arasında.” şeklinde konuştu.
Kaynak: KAHA Kapsül Haber Ajansı

