Kültürpark’in Biyoçeşitliliği ve İçindeki Hikayeler: İzmir’in yeşil hafızası yeniden yorumlanıyor
İzmir’in simge mekanı Kültürpark’ın köklü mirası, yeni bir sergiyle günlük hayatın içine konuk oluyor
KÖK: Kültürpark’ın Biyoçeşitliliği ve İçindeki Hikayeler adlı sergi, 3-30 Temmuz tarihleri arasında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Üst Kat Doğu Galeri’de ziyaretçilerini ağırlayacak. Avrupa Birliği destekli Re-Value Projesi kapsamında hazırlanan eserler, Kültürpark’ın kuruluş sürecinden biyolojik çeşitliliğine uzanan çok katmanlı bir anlatımla sunuluyor.
Giriş bölümünde ziyaretçilere doğrudan ulaşan içerik, Kültürpark’ın geçmişten bugüne uzanan dönüşümünü doğa, kent belleği ve kültürel miras ekseninde bir araya getiriyor. Sergi; arşiv belgeleri, görsel materyaller ve bilimsel kayıtları bir araya getirerek kent hafızasını zenginleştiriyor.
Yangından doğan kent hafızası bölümünde 1922 İzmir Yangını sonrası Kültürpark’ın kurulma süreci, sosyal ve kentleşme perspektifleriyle işlerken, arşiv ve fotoğraf arşivleriyle desteklenen anlatım, ziyaretçileri o dönemin kent vizyonuna götürüyor. Farklı coğrafyalardan getirilen bitki türlerinin nasıl bir biyolojik çeşitlilik oluşturduğunu ise özel fotoğraf ve bilimsel veriler eşliğinde gözler önüne seriliyor.
Kent, doğa ve kültürün ortak hikayesi dersine uygun olarak hazırlanan sergi, sürdürülebilirlik ve ekolojik dönüşüm temasını, kent belleği ile buluşturarak ziyaretçilere yeni bir bakış sunuyor. Ziyaretçiler, Kültürpark’ın tarihi gelişimini farklı açılarla keşfedecekler.
Hazırlık süreçlerinin mimarları arasında Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kültürel Mirasın Yönetimi ve Tanıtımı Şube Müdürlüğü ile farklı disiplinlerden akademisyenler ve sanatçılar yer alıyor. Sergide kuş faunası fotoğrafları Prof. Dr. Sezai Göksu’ya, Kültürpark’tan yaşam kesitleri ise fotoğraf sanatçısı Umut Bayır’a ait arşivlerden derlendi. Flora bölümü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile belediyenin iş birliğinde zenginleşti.
Re-Value nedir? Avrupa Birliği destekli bu proje, kıyı kentlerinde 2030’a kadar iklim nötrlüğüne ulaşmayı ve mekânsal kalitelerini artırmayı hedefliyor. İzmir’in de dahil olduğu bu iş birliği, yeşil altyapı ve doğa temelli çözümlerin kamusal alanlarda uygulanmasını amaçlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

