Kızılot’ta Miner Turtle Projesi ile Caretta caretta’lar için uydu takipli hukukî izleme ve toplumsal farkındalık toplandı

Miner Turtle Projesiyle Caretta caretta için uydu takip ve koruma çalışmaları sürüyor

EKAD, TÜPRAG ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğinde 2024 yılında hayata geçirilen Miner Turtle Projesi kapsamında Caretta caretta’lar için iki yeni uydu takip cihazı takıldı ve denize uğurlandı. Kızılot Ulualan Halk Plajı’nda düzenlenen törende, bilimsel izleme çalışmalarının yanı sıra Akdeniz ekosistemine ilişkin verilerin toplanması ve toplumsal farkındalık çalışmaları ele alındı.

Proje; Antalya-Kızılot kumsalında yuva ve yumurta kayıtlarının tutulması, risk altındaki yuvaların korunması, yavru çıkışlarının yönetilmesi, canlı kurtarma çalışmaları, uydu izleme, gönüllülük programları, eğitimler ve turizm farkındalık çalışmalarıyla yürütülüyor. 2024–2025 döneminde 4.497 Caretta caretta yuvası ve 314.867 yumurta kayıt altına alındı; 110.019 yavru denize ulaştı ve yuva içi ile yuva ağzı kontrollerinde 10.569 yavru canlı olarak kurtarıldı. Ayrıca toplam dört ergin dişi Caretta caretta’ya uydu vericisi takılarak göç yolları, beslenme ve kışlama alanlarına ilişkin bilimsel veriler elde edildi.

Bilimsel izleme ve toplumsal farkındalık birlikte ilerliyor Uydu takip çalışmaları, Caretta caretta’ların Akdeniz’deki göç rotalarını izlemeyi mümkün kılıyor. Elde edilen veriler, türlerin korunmasına yönelik bilimsel çalışmalar ve gelecek dönem planlamaları için temel oluşturuyor; öğrenciler, turizm çalışanları, turistler, yerel topluluklar ve gönüllüler için biyoçeşitlilik eğitimleri ve farkındalık çalışmaları yürütülüyor. 2024–2025 döneminde yaklaşık 3.100 öğrenciye, 1.450 turizm çalışanına ve 1.900 yerli/yabancı turiste eğitimler verildi; ayrıca 212 ulusal ve uluslararası gönüllü saha çalışmasına katılım sağlandı.

“Kızılot, Akdeniz’de deniz kaplumbağaları açısından kritik bir yuvalama alanı” Etkinlikte EKAD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Onur Candan, Kızılot kumsalının önemini vurgulayarak şunları söyledi: “Deniz kaplumbağaları yalnızca bir türe ilişkin koruma meselesi değil; kıyı ve deniz ekosistemlerinin bütünlüğü için kritik. Miner Turtle Projesi ile yuva tespiti, yavru çıkış kontrolleri, kurtarma çalışmaları ve uydu takipleri sayesinde bu alanın korunmasına ve Akdeniz ölçeğinde bilimsel veri üretimine katkı sağlıyoruz.” “Doğal sermayeye uzun vadeli yatırım yapıyoruz” TÜPRAG Sürdürülebilirlik Direktörü Jale Şakıyan Ateş ise projenin şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımındaki yerini şu sözlerle özetledi: “Önce insan ve çevre, sonra madencilik” prensibiyle hareket ediyoruz. Sürdürülebilir ve sorumlu madenciliği bölgelerimizle sınırlı tutmuyor; doğal sermayeye uzun vadeli katkı sunmayı önemsiyoruz. Miner Turtle Projesi de bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak iki yılda 110 binden fazla yavrunun denize ulaşmasına destek oldu ve uydu izleme ile göç rotalarını bilimsel olarak kaydetti.”

Kaynak: KAHA(Kapsül Haber Ajansı)

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.