İÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Özdin: İnsanı ve Toplumu Anlamadan Geliştirilen Teknolojiler Sürdürülebilir Olmaz
İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, teknolojinin toplumsal yönlerini vurguluyor
Teknolojinin başarısı yalnızca teknik yeterliliğine bağlı değil
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Nihan Kalkandeler Özdin, yapay zekâ, büyük veri ve dijital teknolojilerin toplumsal, kültürel, psikolojik ve etik boyutlarıyla değerlendirildiğinde teknolojinin sadece teknik değil çok boyutlu bir süreç olduğuna işaret ediyor. Özellikle sağlık, eğitim, hukuk, kamu yönetimi ve diğer alanlarda karar alma süreçlerinde yapay zekânın giderek daha kritik bir rol üstlendiğini belirten Özdin, teknolojinin başarısının insan davranışlarını ve toplumsal dinamikleri anlama kapasitesine bağlı olduğunu vurguluyor.
İnsanı ve toplumu anlamadan geliştirilen teknolojiler sürdürülebilir olamaz
Psikoloji, sosyoloji, felsefe, tarih ve siyaset bilimi gibi sosyal bilimlerin teknolojinin insan faydasına yönlendirilmesinde kilit rol oynadığını söyleyen Özdin, algoritmaların adil olması, hak ve özgürlüklerin korunması, dijital etik ilkelerinin oluşturulması ve toplumsal eşitsizliklerin yeniden üretilmemesi konularında sosyal bilimlerin bilgi birikiminin hayati olduğunu ifade ediyor. Üsküdar Üniversitesi’nin eğitim yaklaşımını da bu bağlamda değerlendiren Özdin, öğrencileri insanı merkeze alan, eleştirel düşünebilen ve toplumsal dönüşümü doğru okuyabilen bireyler olarak yetiştirmeyi amaçladıklarını belirtiyor.
Yapay zekâ çağında sosyal bilimcilere yeni kariyer alanları açılıyor
Mezunların kariyer alanlarının hızla çeşitlendiğini söyleyen Özdin, yapay zekâ etiği, kullanıcı deneyimi (UX) araştırmaları, davranış analistliği, dijital toplum araştırmaları, veri temelli sosyal araştırmalar ve kamu politikaları gibi alanlarda iş olanaklarının arttığını belirtiyor. Fakülte olarak öğrencileri bu değişen iş dünyasına hazırlayan bilgi ve becerilerle donattıklarını ifade ediyor.
Geleceğin teknolojileri insan odaklı hâle gelecek
Algoritmaların adil ve etik ilkeler doğrultusunda geliştirilmesi, toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmemesi ve insan haklarını gözetmesi konularının ön planda olduğuna dikkat çeken Özdin, psikoloji, sosyoloji ve felsefe gibi disiplinlerin toplumsal etkilerin analizinde kritik rol oynadığını dile getiriyor. Geleceğin teknolojileri ancak sosyal bilimlerin rehberliğinde insan odaklı hale gelebilecektir.
“Teknolojiyi tüketen değil, insan yararına değerlendiren mezunlar yetiştiriyoruz”
Üniversitenin eğitim programlarının yalnızca teorik bilgiyle sınırlı olmadığını, öğrencilerin teknolojiyi bilinçli kullanan, eleştirel düşünebilen ve toplumsal sorunlara çözüm üretebilen bir bakış açısı kazandırdığını belirten Özdin, araştırma yöntemleri, veri okuryazarlığı, yapay zekâ destekli araştırma araçlarının etik kullanımı gibi konuları da programlarda güncel tuttuklarını söylüyor.
Müfredatta yapay zekâ etiğinden dijital vatandaşlığa birçok güncel konu
Yapay zekâ konusunun yalnızca teknolojik bir gelişme olarak değil, etik, hukuk, demokrasi, insan hakları ve toplumsal yaşam üzerindeki etkileriyle ele alındığına dikkat çekiyor. Ders içeriklerinde algoritmik önyargılar, dijital mahremiyet, dezenformasyon, dijital vatandaşlık gibi konulara yer veriliyor ve öğrenciler teknolojik gelişmeleri eleştirel biçimde değerlendirerek uygulama yapabiliyor.
Öğrenciler veri analizi ve yapay zekâ destekli araştırma yöntemleriyle çalışıyor
Psikoloji ve Sosyoloji programlarında öğrenciler klasik araştırma yöntemlerinin yanı sıra dijital araştırma becerileri kazanıyorlar. Dijital davranış araştırmaları, sosyal medya verilerinin analizi ve yapay zekâ araçlarının etik kullanımı gibi beceriler eğitim süreçlerinin önemli parçalarını oluşturuyor. Öğrenciler TÜBİTAK 2209-A gibi araştırma projelerine katılarak deneyim kazanıyorlar.
“Çeviri teknolojileri gelişse de insan yorumunun yerini alamaz”
Çeviri teknolojilerinin mütercim-tercümanlık eğitimini dönüştürdüğünü ancak insan uzmanlığının önemini koruduğunu açıklayan Özdin, öğrencilerin çeviri teknolojilerini etkin kullanırken kültürlerarası iletişim, terminoloji yönetimi ve çok dilli iletişim becerilerini de geliştirdiğini belirtiyor.
Kaynak: BYZHA Beyaz Haber Ajansı

