Geleceğin Işık Temelli Tedavileri: Fotodinamik Terapide Bütünleşik Yaklaşımlar ve Uluslararası İş Birlikleri
Konferans Başkanı Prof. Dr. Fabienne Dumoulin, günümüzde tedavilerin yalnızca hastalığı ortadan kaldırmaya odaklanmakla sınırlı kalmayıp, sağlıklı dokuları korumayı da hedeflediğini belirtiyor. Fotodinamik terapilerin bu nedenle son yıllarda önem kazandığına dikkat çeken Dumoulin, ışık temelli bu terapi yöntemlerinin artık geleceğin değil, bugünün teknolojisi olduğunu vurguluyor. Avrupa Fotobiyoloji Derneği (ESP) Yönetim Kurulu’na seçilen isim olarak uluslararası iş birliklerinin bu alanda taşıdığı öneme de değinen Dumoulin, fotodinamik terapinin yalnız kanserde değil, antibiyotik direncine karşı geliştirilen yeni tedavilerde de umut vadettiğini ifade ediyor.
Fotodinamik terapide hastalıklı hücrelerde biriken ışığa duyarlı bir ilaç veriliyor; ardından hastalıklı bölgeye uygulanan ışık ilacı aktive ediyor ve böylece hastalıklı hücreler yok edilirken sağlıklı dokular korunuyor. Gelecekte ileri görüntüleme sistemleri ve nanoteknolojiyle kişiye özel tedavilerin ön plana çıkacağını anlatan Dumoulin, hastalıkları çok daha erken teşhis etmek, tedaviyi gerçek zamanlı takip etmek ve her hasta için en uygun ışık temelli yaklaşımı belirlemek üzere çalışmaların sürdüğünü belirtiyor. Temmuz 2027’de Acıbadem Üniversitesi’nde düzenlenecek Uluslararası Fotodinamik Derneği Dünya Kongresi’nde bu gelişmelerin ele alınacağı da kaydediliyor.
Görüntüleme Destekli “Işık Terapisi” Tedavide Başarıyı Artırıyor Kongrenin önemli katılımcılarından Harvard Tıp Fakültesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Tayyaba Hasan ise fotodinamik terapinin bugün kişiselleştirilmiş kanser tedavisinin önemli bir bileşeni haline geldiğini vurguluyor: “Her hastaya aynı tedaviyi uygulamak yerine tümörün özelliklerine uygun çözümler geliştirmek tedavinin başarısını artırıyor. Fotodinamik terapi tümörü seçici olarak hedef alırken sağlıklı dokuları koruyor ve görüntüleme yöntemleriyle birleştiğinde tedavinin doğruluğunu daha da güçlendiriyor.” Hasan, bilim insanları, mühendisler, doktorlar ve sanayinin birlikte çalışmasının hastaların yaşamına doğrudan dokunduğunu ve bunun en büyük karşılık olduğunu belirtiyor. Pankreas ve cilt kanserlerinde görüntüleme destekli tedavilerin özellikle avantajlı olduğunu söyleyen Hasan, nanoteknolojinin ışığa duyarlı ilaçları doğrudan tümör dokusuna ulaştırabildiğini belirtiyor ve bunun tedavinin etkinliğini artırıp yan etkileri azalttığını ekliyor.
Kaynak olarak KAHA Kapsül Haber Ajansı’nın haberine göre ultrason teknolojileri, görüntüleme ve ışık temelli tedavinin kesişiminde yeni ufuklar açılıyor.
Bu gelişmeler, hastalıkların erken teşhisi ve hedefe yönelik tedavi stratejilerinin önünü açarken hasta güvenliği ve konforunu da artırmayı hedefliyor.

