Birlikte Düşünmenin Yaşayan Daveti: Avrasya Tüneli’ndeki Güneş Paneli Yeniden Hayat Buluyor

Doğa ve insan eliyle şekillenen bir dönüşüm hikayesiyle karşı karşıyayız: Avrasya Tüneli’nin enerji üretiminde bir süre işlevini yitiren güneş paneli, atık olarak görülmek yerine sanat ve sürdürülebilirlik için yeniden yorumlandı. Dr. Işıl Eğrikavuk ile başlayan süreçte panelin yalnızca biçimi değil, ona yüklenen anlam da yeniden yazıldı. Eser, çalışanların katılımıyla bir atölyede şekillendi ve yerleşimin merkezine ortak niyetler ile bitkiler konuldu. Böylece panel, güneşten aldığı enerjiyi yeniden üreten değil, sürdürülebilirlik, yaratıcılık ve döngüsel yaşam fikrini ilham veren bir sanat objesine dönüştü.

Eğrikavuk: Bu yerleştirme birlikte düşünmenin yaşayan bir daveti – Eserin adı “Birlikte: Diyalog Çemberi” olarak belirlendi. Eğrikavuk şu sözlerle açıkladı: “Eser, Avrasya Tüneli çalışanlarıyla birlikte gerçekleştirilen bir sürecin sonucunda ortaya çıkan, yaşayan bir katılımcı sanat yerleştirmesidir. Proje, kullanım ömrünü tamamlamış bir güneş panelini yeniden işlevlendirerek sohbeti, karşılaşmayı ve birlikte düşünmeyi teşvik eden ortak bir buluşma alanına dönüştürür. Yerleştirmede bulunan bitkiler ve toprakta yer alan kelimeler, çalışanlarla gerçekleştirilen atölyede birlikte üretilen değerleri ve ortak niyetleri temsil ediyor. Bu eser zamanla değişir, büyür ve onu kullanan insanların hikayeleriyle yaşamaya devam eder. Bu yerleştirme, birlikte düşünmenin ve bakım vermenin yaşayan bir davetidir.”

Avrasya Tüneli Genel Müdür Yardımcısı Murat Gücüyener: Kullanım ömrünü tamamlayan malzemeye yeni bir değer kazandırdık – Açılış 28 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirildi ve çalışanlar eserin etrafına tohum ekiyorlar. “Birlikte: Diyalog Çemberi” zamanla büyüyen, değişen ve Avrasya Tüneli çalışanlarının katkısıyla yaşamaya devam eden bir bahçe ve diyalog alanına dönüşecek.

Güçlü sürdürülebilirlik yaklaşımıyla hayata geçirilen proje, LEED Gold sertifikası hedefi, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla elektrik ihtiyacının karşılanması ve karbon nötr proje statüsünün korunması gibi adımlarla destekleniyor. ISO 14046 Su Ayak İzi Sertifikası ile su yönetiminde uluslararası standartlara uyum güçlendirildi.

Proje kapsamında, güneş panelinin atık olarak değil, yeni bir hikayenin başlangıcı olarak ele alınması, insanların yaşam döngüsünü merkez alan çözümlerle birleştirildi. Bu yaklaşım, sadece teknik verilerle değil, yaratıcı işbirliği ve toplumsal etkileşimle sürdürülebilirliğin somut bir göstergesini sunuyor.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Son Dakika Haber