Türkiye’nin Düşük Karbonlu Dönüşümü İçin ETS Kritik Dönemeç: Sanayi ve Çimento Sektörü Şefaf Geçişle Büyümeyi Hedefliyor
Türkiye’nin Düşük Karbonlu Dönüşümü İçin ETS Kritik Dönemeç: Sanayi ve Çimento Sektörü Şeffaf Geçişle Büyümeyi Hedefliyor
TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, Emisyon Ticaret Sistemi’nin (ETS) Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçişinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, çimento sektörü olarak ETS’yi küresel rekabette öne geçme fırsatı olarak gördüklerini söyledi. Dönüşümün yalnızca emisyonları azaltmakla kalmayıp enerji verimliliği, yenilikçi üretim süreçleri ve düşük karbonlu teknolojilere yatırım çağrısını da içerdiğini vurguladı.
Bozay, pilot dönemiyle başlayıp tam uygulamaya geçişte sektörlerin gerçek koşullarını dikkate alan kıyaslama kriterleri, adil geçiş yaklaşımı ve etkin yatırım desteklerinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Karbon maliyetinin dönüşümün finansmanına dönüşmesi gerektiğini söyleyen Bozay, karbon piyasasından elde edilecek gelirlerin iklim değişikliğiyle mücadele, Ar-Ge ve yeşil dönüşüm yatırımlarına aktarılmasının kritik olduğuna dikkat çekti.
ETS gelirlerinin iklim, Ar-Ge ve yeşil dönüşüm projelerinde kullanılabilmesine yönelik düzenlemenin sistemin en dönüştürücü unsurlarından biri olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirten Bozay, Türk çimento sektörünün uzun yıllardır yürüttüğü emisyon izleme ve doğrulama çalışmaları sayesinde ETS’ye teknik ve kurumsal altyapı açısından hazırlıklı olduğuna işaret etti. Günlük 500 ton ve üzeri kapasiteli döner fırınlarda klinker üreten tesisler, pilot ve ana uygulama dönemlerinde yer alacak; alternatif yakıt ve hammadde kullanımı, enerji verimliliği ve atık ısı geri kazanımı gibi alanlarda dönüşüm çalışmalarını sürdürüyorlar. Uzun vadede karbon yakalama, kullanma ve depolama (CCUS) teknolojileri ise karbonsuzlaşma yol haritasında önemli yer tutuyor.
Bozay, SKDM’nin uygulanmasıyla Türkiye’de ödenen karbon bedellerinin AB sınırında mahsup edilebilmesinin ihracatçı sektörler açısından kritik olduğunu söyledi. Türkiye’nin karbon maliyetinin kendi sınırları içinde yönetilmesi ve bu kaynağın yeşil dönüşüm yatırımlarına yönlendirilmesi, ihracatçı sektörler için önemli bir avantaj sağlayacaktır. Ayrıca Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefine doğru ETS’nin önemli bir dönüşüm aracı olduğuna dikkat çekti ve kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum iş birliğiyle düşük karbonlu üretim kapasitesinin güçlendirilmesini hedeflediklerini belirtti.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

